30 Ağustos 2011 Salı

Vize ve Uçak Bileti


Aslına bakarsanız vize dönemimi pek hatırlamak istemiyorum.


Konsolosluk Maslak - Giz 2000 Plaza'da, 5. katta.


Eğerki yolunuz düşerse...sıraya girip işleminizi halledebileceğiniz iki gişe var içerde, aman diyim sakın ha orta yaşlı, gözlüklü, sarı dalgalı saçlı polonyalı memurun olduğu gişeye gitmeyin.


Diğerinde her kim olursa olsun, kör topal, hatta Notre Dame'ın kamburu bile olsa ondan iyidir; o'na gidin.


Ha baktınız es kaza o kadına çattınız, benim gibi zorlanıyorsunuz...artık dördüncü beşinci gidişiniz olacak...


...Polonezköy'e bir uğrayın derim.


Öyle tatlı Polonyalılar'ın yaşadığı bir kasaba ki, yardım ricanızı geri çevirme ihtimalleri kesinlikle yok.


Sanki tüm sıcakkanlı nadir Polonyalıları bulup İstanbul'daki bu kasabaya koymuşlar.Geri kalan tüm Polonyalılar benim için şimdilik konsolosluktaki dehşet kadın kadar soğuk ve itici.


Leonardo Dohoda'ya tekrar tekrar teşekkürlerimi sunar, kendisi ve ailesi için tüm iyi dileklerimi seferber ederim.


Bu pofuduk amca'nın Polonezköy'de çok şirin bir oteli var. Mümkün mertebe biraz tuzludur diye tahmin ediyorum fiyatını ama dediğim gibi kendisiyle daha önceden hiçbir tanışıklığım bulunmamasına rağmen konsolosluktaki kadından bıkmış olmamın verdiği bir hırsla Polonezköy'ün yolunu tutmuşken ve rastgele bir yardım eli ararken karşıma çıkıp imdadıma koşması ne kadar iyi niyetli olduğunun yegane kanıtıdır.


Bu kadar uzun cümle kurmayı kimden öğrendim bilmiyorum.


Hiç hoş değil.


Neyse...


********************************************************************************


Uçak bileti'ne gelirsek...daha önce Polonya'ya gitmiş olan arkadaşlarımın tavsiyelerine dayanarak Polonyanın kendi havayolu olan LOT Airlines'ı tercih ettim.


Biletimi, gidişime hemen hemen on gün kala Ekobilet aracılığıyla gidiş dönüş toplam 299£'dan aldım.


Çok iyi bir fiyat diyemem. Konsolosluktaki Polonyalı kadının gazabına uğramayıp daha erken davranabilmiş olsaydım, eminim çok daha ucuza bulabilirdim.


Ama bu da fena görünmüyor.


3 Eylül 2011, Cumartesi günü Atatürk Havalimanı'ndan kalkıyor uçağım...


17.30'da...Warsaw aktarmalı. Aktarma süresi 1,5 saat olmak üzere, uçuşumuz toplam 5 saat - 15 dakika sürmektedir.


Lot Airlines iyi yolculuklar diler...




=Cleo=







Sözlü Mülakat


Yazılı olanı kafadan geç zaten...yıllardır bildiğin proficiency.

Hoş onu geçemeyenler de var ya neyse :S

Sözlü mülakatsa; giren hocaya göre sıkıntı olabiliyor.

Ben çok şansa geçtim. 

Final kağıdımı sınav sonrasında gözlerimin önünde okuyup, notlayıp 60 aldığım halde, sırf arıza çıkarmak için notumu sisteme F olarak giren bi hocam vardı zamanında.

Sebep : şu önceki yazımda bahsi geçen çok mübarek eski sevgilimi terketmiş olmam.

Benden uçanla kaçan kurtulmaz. Ne yapıp edip hakkımı alırım. Not işini hallettim; biraz kanlı olsa da... dersten de kurtuldum, hocadan da...

Mülakat günü gelip çattığındaysa beni pek nahoş bir sürpriz bekliyordu.

"Mülakat 505 nolu sınıftaymış." dedi Jasmin.

"Bizim fakültede 505 diye bi sınıf yokki!?"

*****************************************************************

505 nolu gizemli sınıf, meğer sınıf değil pek değerli hocamın odasının numarasıymış.

Mülakatı biri Hollandalı, diğeri Türk iki asistan eşliğinde ta kendisi yapıyormuş.

"Eveeeet" dedim, "Buraya kadarmış benim erasmus maceram. Size iyi yolculuklar."

Bu adam beni hayatta geçirmez bu mülakattan adım gibi eminim. O kadar nefret ediyorki benden :S

Sanırsam bunda bir dönem altından daha kıymetli kedilerinden birini besleyip diğer dönem geri vermiş olmamın payı da vardı biraz.

Hayır çünkü bana beslediği kinin sebebini eski sevgilimle olan kanka muhabbetinden ve kedisini alıp geri vermemden başka açıklayacak olay yoktu.

***************************************************************************

Bilin bakalım benden önceki son arkadaş mülakata girip çıktıktan sonra sıra bana geldiğinde ne oldu?

Öyle kutsal öyle tatlı öyle şanslı öyle ballı bi yavruyumki ben... ayağa kalkıp odaya doğru attığım bir adımla hocanın dışarı çıkıp koşarak uzaklaşması bir oldu.

"Kih kih kih, keh keh keh, heh heh heh, hoh hoh hoh..." her şekil gülmüşümdür herhalde o an içimden.

Telefon gelmiş paşama. Çok üzüldüm.

Mülakatımı tatlı dilli Hollandalı bayan ve diğer hocamla yaparken işi garantilemiş olmanın huzuruyla yerime iyice yayılmıştım.

Öyle ki "Neden Polonya?" diye sorduklarında, pişkin pişkin "Seviyorum işte Polonyalıları." tarzı saçma bir cevap verip olayı noktaladım.

Halbuki alakam olmaz. Hatta pek hazzetmem de Polonyalılardan. Bugüne dek pek bir haşırneşirliğim olmamış olsa da seveceğimi  de tahmin etmiyorum.

Bi kere çok beyazlar...ayrıca çok sarılar...ayrıca çok pembeler, çok turuncular falan.

Neyse yani öyleler.

*********************************************************************

Bana garezik obsesyon sahibi arıza hocam kapıdan girerken, ben diğerlerine teşekkür edip odadan çıkıyordum.

Birbirimize teğet geçiştik. O günden sonra da bir daha yüzünü görmedim...

...desem yalan olur.

Gördüm hatta bayağı laf koydum.

Ben böyle manyak böyle psikopat görmedim arkadaş.

Hangi hoca öğrencisinin arkasından dedikodu yapar!!??

Hayır tanıyan bilir, akıllı uslu edepli hanım hanımcık bi kızım.

Ama edepsizlik edene de edersin işte...edersin! O kadar.




Biri Ortalama mı dedi??

 "Hadi Cleo, Erasmus'a gidelim!" dedi Jasmin derse girmeden önce suratındaki son derece hevesli ifadeyle.


"Hadi len!" dedim, "Ne Erasmusu, bi dünya F'im var! Bu ortalamayla beni değil bi Avrupa ülkesine, Somali'ye bile almazlar!"


Tamam biraz dramatize ettim o an belki durumumu. Bi dünya diye abarttığım F'lerim yalnızca iki taneydi. Ama burslu okumanın ağır psikolojisi altında ezilirken o bile fazla geliyordu.
Ayrıca hala Erasmus için en az 2.50 ortalama gerektiğini sanıyordum ve benimki yalnızca 2.11'di...o da sağolsun beni bıkıp usanmadan ders çalıştırmaya çalışan eski sevgilim sayesinde. (Kendisi Yeditepe'nin gözbebeğiydi mübarek! O yüzden tez zamanda kurban ettik...keh keh) Neyse çok fazla maziyi anıp, daşak geçmeye gerek yok...her ne kadar canını acıttıysak da saygımız sonsuz kendisine.


Benim popomda pireler uçuşurken meğer ortalamayı 2.00'ye çekmiş bu şerefsizler.Hiç de çaktırmıyolar helal! Biz de hala Erasmus'a inekler gider sanıyoruz. Ne enayiyiz.


Şu an ortalamam 1.95 ...ama çatır çatır da gidiyorum işte.


Meğer önemli olan başvurduğun dönemki ortalamanmış.


2.11'le bahar döneminde, bir sonraki güz dönemi için başvurdum.


Takip eden güz döneminde 1.99'a düşürdüm.


Ardından gelen bahar döneminde 1.95'e düşürdüm.


Ve işte başvurusunu yaptığımız güz dönemi gelip çattı.


Hayırlı olsun efendim.


Bu da her dönem ders seçiminde çıkardığı binbir türlü zorlukla beynimi ambale eden, özetle bu notlarla senden bi zikim olmaz demeye getiren danışmanıma kapak olsun!


Ben bu notlarla bi dönem de olsa Kayışdağı'ndan firar ediyorum. Sense eşek şansımla alternatif hocalardan alıp patır kütür geçtiğim derslerinle çocukların zavallı ruhlarını sömürmeye devam et!


=Cleo=